2 Eylül 2012 Pazar

25 derece, yağmurlu


2 Eylül 2012


Pazar kahvaltısı. Attan inip eşeğe binmek böyle olur!






1 Eylül 2012 Cumartesi


1 Eylül 2012: Kırk gün kırk gece süren veda yemekleri, kahvaltılar, partiler, buluşmalar, alışverişler, valiz kapamalardan sonra yalnızım. Yalnızlık çok iyi bilip sevdiğim bir şeyken, burası için çok yeni. Çok farklı. Bugün, 1 Eylül 2012 günü, 4 yıldır ilk defa dışarıdan eve girdiğimde kapıyı kilitledim. Hüzün ve huzur bir arada. Hem yeni bir hayata hevesleniyor, hem bizimkileri özlüyorum. Heyecanla karışık bir endişe hali. Galiba bu bir yıl benim için bambaşka bir tayin gibi olacak. 

Basık, bunaltıcı bir sabaha uyanıp Silk Market ve Buynow'ı tavaf ettim bugün. Sonra birden bastırıp yarım saat boyunca deli gibi yağan yağmurdan hemen önce eve varmış olmaya sevindim. Dilan'a ulaşamadım diye Didem'i sabahın köründe uyandırdım. Sonra yağmur sonrası taksi bulamayıp, The Hutong'a bisikletle uçtum. Guaşa ve akupunktur arası Alex ile kültürlerarası farklılıklardan, Avustralyalılardan, Türklerden, düğünlerden, kardeşlerden, anneanne ve babaannelerden konuştuk. Alışverişe doymamış olmalıyım ki, çıkıp bir de Uniqlo yaptım. Yeğenler hayatıma girdi gireli yetişkinlere hediye almak hiç keyifli değil. Gözüm sürekli oyuncaklarda, minik ayakkabılarda, tişörtlerde. Tatile az kaldı...