6 Ocak 2013 Pazar

Son yirmi yılın en soğuk kışında zaman...

Bu fotoğrafın üzerinden iki hafta geçti ve şehirde kar falan kalmadı, onun yerine kupkuru bir soğuk ve buz tutmuş nehirler, göller var. Eksilerden kurtulamadık gitti! Öyle ki, bugün eksi 1'i görünce hava ısındı diye mutlu oldum.

Ama olsun, Pekin'deki son kışımı daha öncekiler gibi "hibernation" modunda geçirmemeye kararlıyım. Eskimo kıyafetlerimi geçirip, kendimi dışarıya atıyorum ben de :)




"Eskimo" dediysem, tüm günü açık havada geçirecek genetik kodlara sahip değilim maalesef. Neyse ki şehir keyifle zaman geçirilecek iç mekanlarla dolu. Alışveriş merkezlerini es geçiyorum; Ankara'ya döndüğümde bu kültüre haddinden fazla maruz kalacağım nasıl olsa. Ben de Ulusal Müze'yi ziyaret edeyim dedim. Dört beş yıl süren uzuuun bir renovasyon döneminden sonra geçen yıl açılmıştı da bir türlü fırsat bulup gidememiştim. Ama Çin'de olduğumu unutup, müzenin devasa boyutlarını dikkate almamışım. Öğlen 12'de başladığım müze turunda, 4 saat sonra sadece "Ancient China" kısmını bitirebilmiştim.


 Telefonumun kadrajı bu kadarını çekmeye yetti.














Aynı topraklar üzerinde binlerce yıl öncesine kadar giden, bölünmemiş tarihleriyle övünür Çinliler. Asıl övünmeleri gereken şey ise, onca zaman öncesine ait yaşamlara ait kayıtların en ince ayrıntısına kadar bugüne kadar gelebilmesi bence...

Bu maske Shang Hanedanı'na aitmiş, M.Ö. 16 ila 11. yy








Ama ben bu elleri ceplerinde gülümseyen Siba çocuğunu çok sevdim (M.Ö. 1600 civarı, Gansu bölgesi)















M.Ö. 400-220 civarı, "Savaşan Eyaletler Dönemi"ne (Warring States Period) ait bir şamdan, savaş zamanına göre fazla sanat kokuyor!












Bütün köy burada!

Batı Han Hanedanı, Yunnan. M.Ö. 200-M.S. 10 arası bir döneme ait bir tören kazanı.



























Çin müzesinde porselen yok mu diyorsunuz, biliyorum. Porselen yapımını öğrenmeleri biraz zaman almış. Aşağıdaki resim Yuan Hanedanı döneminden (1206-1368, nihayet Milat sonrası dönemlere gelebildik!)



Müzenin diğer bölümlerini başka bir ziyarete bırakıp, Sanlitun'daki sinemada saat beşte başlayacak "Pi'nin Hayatı"nı seyretmek üzere metronun yolunu tuttum.

Metroya gitmek için Tiananmen'den geçip meydana saygılarımı sundum :)








Pekin'de sinemada seyrettiğim film sayısı sanırım 20'yi bulmaz. Dört yılda iki 3D film var, gerisi festival fimleri. DVD'ler varken, sinemaya ne hacet?  Hatta sanırım bugünlük bu kadar yeter,şu yazdıklarımı yayınlayıp, dün April Gourmet'in yanındaki DVD dükkanında bulduğum Engin Günaydın'ın -sanırım- yeni filmi "Yeraltı"nı seyredeyim. Bakalım Burhan Abi başka biri de olabiliyor mu?




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder